Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Aysun Şehit ile Yozgat Bozok Üniversitesi Boğazlıyan Meslek Yüksekokulu Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümünden Öğr. Gör. Dr. Ertan Şehit, Aspendos kazısı ve araştırmaları bünyesinde yürütülen arkeobotanik çalışmalar kapsamında, ''Aspendos Ören Yeri'nde antik bağcılığın izinde: Kültürel miras olarak asmalar'' adlı çalışmalarıyla antik dönem bağcılığına ilişkin inceleme yaptı.
Öğr. Gör. Dr. Ertan Şehit, HİBYA muhabirine yaptığı açıklamada, bağcılığın, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe ve özellikle Akdeniz havzasında antik dönemden günümüze kadar büyük öneme sahip olduğunu anımsattı.

Üzümün hem beslenme, hem de dini ve kültürel ritüellerin vazgeçilmez bir parçası olduğunu dile getiren Şehit, Aspendos Ören Yeri'ndeki bağların terk veya ihmal edilmesinin, zamanla bu asmaların çekirdeklerinin çimlenmesinin, insan müdahalesi olmadan çoğalmış kültür formunu oluşturabileceğini söyledi.
Şehit, çalışma kapsamında Aspendos Antik Kenti'ndeki arkeolojik araştırmalarla paralel olarak ören yeri içindeki canlı bağların ampelografik (asma tanımlama bilimi) özellikleri ve konumlarını belirleyerek, antik dönemdeki bağcılık kültürünün izlerini günümüz verileriyle ilişkilendirilmesinin amaçlandığını, böylece arkeoloji ile bağcılık bilimleri arasında bir köprü kurulmasını sağlamak olduğunu bildirdi.

Asmalar, yaşantının yoğun olduğu yerlerde
Dr. Öğr. Üyesi Aysun Şehit ise, arkeobotanik çalışmalar kapsamında, Aspendos Ören Yeri içindeki yer alan omcaların (asmaların) konumlarının GPS yardımıyla belirlendiği, ampelografik tanımlamaların Uluslararası Bağcılık ve Şarapçılık Ofisi (OIV) listesinden seçilmiş olgunluk dönemini kapsayan 43 tanımlayıcı karakter üzerinden yapıldığını ifade etti.
Ampelografik kriter bakımından incelemede, şimdilik 20 farklı omca belirlendiğini, olgun yaprak rengi, yaprak ayası şekli, dilim sayısı, tüylülük durumu, damar uzunluğu gibi kriterleri değerlendirdiklerini aktaran Şehit, ''Bu farklılıkların çevresel, kültürel, hastalık ve zararlılar ile genetik faktörlerden kaynaklandığı bilinmektedir.'' dedi.

Aysun Şehit, tanımlanan omcaların, antik üzüm çekirdeği buluntularıyla elde edilecek olan antik DNA ile moleküler tanımlama analizlerine referans noktası oluşturacağına işaret ederek, şunları kaydetti:
''Arkeolojik bağlamda asmalarının özellikle yapıların yakınlarında ve insan yoğunluğunun fazla olduğu kamusal alanlarda yer alması, antik dönemde bağcılığın toplumsal yaşamla doğrudan ilişkilendirilmiş olabileceği fikrini doğurmuştur. Bu sonuçlar, Aspendos Ören Yeri'nde bugün varlığını sürdüren omcalarla antik kazılarda ele geçebilecek çekirdek ve üzüm kalıntılarının karşılaştırılmasına olanak sağlayarak, antik dönemdeki bağcılığın yeniden değerlendirilmesine katkı sunacaktır. Disiplinler arası bu yaklaşım, kültürel mirasın korunmasına yönelik önemli bir adım olarak görülmektedir.''


Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 egepress.com Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.